“Nalaaaan Seniiii Seviyorummmmmm” diye başladı beni sevmeye… küçücük elli iken, öğrenim hayatımın ilk göz ağrısından ayrılmışken, hem heyecan hem mutsuzluk varken o küçücük yüreğimde, üstelik değişmişken çevre-insan şartları… bilinçsizce belkide sürüklenirken sıralarda… Kapı açıldı… yine bi sistem değişikliği içerisinde kimi mavi kimi kara… ama geneli kara…Kapı açıldı… Masmaviler içinde .. saçı yana taranmış.. hazır ol vaziyetinde … her kelimesinin ardında “efendim.” Aynı kaygıları taşıyorduk beklide içimizde.. aramızda 1 hafta vardı… o ayrı bi hikaye ben ayrı bi hikaye… oysa her şeyden habersizdik.. bunu düşünmemiştik bile…düşünemezdik masumluğun en güzel günlerini yaşıyorduk çünkü…Sıralardan sonra evimizin yolu aynıydı.. karşı karşıyaydı evlerimiz.. bizi ayıran tek şey OTOBAN…. Çekirge gibiydi Bana gelmek için atlaya atlaya geçerdi ordan… Derken 3 Bitti… Nasıl bittiğini anlamadan… 4 e dair Hatırlanan; Dedem göçmüştü hayattan annem gitmişti yanına ben yalnız kalmıştım güzel kardeşle.. Ağlıyordum... Öğreticinin kucağında… sonra onun yanında… Beni teselli ediyor o güzel o masum harfleriyle…
… Hayatımın en güzel İLK oyunu GELİN_DAMAT… Kötü insanlar sonradan kötü olmuyorlarmış… o zamanı düşününce şimdi anlıyorum… Kıskançlık yetişkin duygusu değilmiş… GELİN-DAMAT oyunu; o yaşın dostluk kavramını taşıyan kişi… diyor ki ilk kime gelirse O kişi KABUL ETMİCEZ… Tamam der Nalan kişi… Gelir ve “dost” a uydurur işi, geri çevirir malum kişiyi… sonra “dost” a gider, Kabul eder “dost” dediğin kişi… Nalan ise kızmaz “Dost”a.. içinde İlk tercihi olduğunu göstermiş olduğu sevinci vardır çünkü…İçten içe bilir ki Seviyodur zaten Onu… İKİnci oyun “YAKALAMACILIK” : ) Hep Nalan’ı yakalar, yakalar ama yakalamamış gibi yapar.. Bırakır Tekrar kovalar tekrar yakalar…
… yazı yazıyorum tahtaya bakarak, hafifce ayakta… Arkamda oturuyor o Efendi O ilk Gözağrım… Efendi olduğu kadar çok da zirzop nedeni ise ; tam o sırada öpüveriyor yanağımdan sanki dayanamamış, sanki zor tutmuş gibi kenidini… Beni İLK öpen erkek oluveriyor o anda … Bense ağlıyorum (sulugöz) utanarak.. ve kızarak.. içten içe sevinerek ama asla belli etmeyerek… Her fırsatta yanağımdan masumca buseler alabilmek için kandırmaya çalışıyor o andan sonra…… Birgün bir arkadaş geldi.. Dedi ki AĞLIYOR… koşuyorum yanına kimse yok.. Ağlıyor.. Ne oldu diyorum… hıçkırmaya başlıyor.. Kızmışım ben ona… kızdırmışım.. geri çevirmişim… beklide kıskanmış.. Hala bilinmez.. ama içten içe onunla ilgilendiğim için mutlu… gözlerinde okunuyor… Geçiyor zaman.. Büyüyoruz.. büyüdükçe Masumiyetimiz azalıyor kimseye çaktırmadan… Bir gün bakıyorum .. evin zili çalıyor.. Açıyorum.. Kapıda 3 KIRMIZI GÜZEL GÜL… sonra ses duyuyorum derinden.. dışarıdan.. Balkona çıkıyorum… Bağırıyor… “Nalaaaan Seniiii Çoooookkk Seviyorummmmmm” Korkuyorum biri duycak diye… Oysaki o zaten herkese duyurmuş… tüm yaşıtlar biliyor ki Ben O’nunum… Kimse benim yanıma yaklaşamaz… Herkes duysun istiyor.. Her yerde her fırsatta dile getiriyor Masumca “Ben NALAN la evleneceğim”
Ve 5… Ergenlik.. yavaş yavaş… biraz daha olgunluk… ve Her boş anda hadi biri çıksın şarkı söylesin denildiğinde hemen ortaya çıkıp.. gözlerimin içine okadar kişinin ve Öğreticinin yanında “Coşkun SABAH AŞIĞIM SANA” …Der… Bizim şarkımız olmuştur çoktan… Yıl sonu müsameresi… Kardeşine Yenge dedirtmeler… Güller…Elimi sımsıkı tutmalar… her an peşimde… Her an peşindeyim.. Bitiyor… Belirsizlik başlıyor. Daha büyümeden.. anlamadan.. ama AYRILIK var bide üstüne…
… Tatil başlıyor… her gün yanımda bisiklete binişyoruz geziyoruz.. konuşuyoruz… Bekçi Amcalar bile biliyor artık…
……………………………
Uzuuuun bi ara… çok nadir görüşmeler… artık başka hayatlar… İLK AŞKLAR ASLA UNUTULMAZ…
Asla unutmadım… Unutamazdım… ama onu bulabilmek için adım atamıyordum… Kötü şeyler yaşadık Kocaeli’nde… Yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordum… Korkuyordum Aradığımda kötü haberle karşılaşmakatan… Bir gün Otobüste Anneyi gördüm… içim rahatladı… Sadece gördüm sadece Annesini…
…………
Hayat; Başka şehirdeydim… ama KADER… Yine beni getirdi buraya… Bitarafım hep buradaydı sanki. Farkında bile değildim… Kalbimin yarısı buradaydı sanki… Farkında bile değildim…
Onu tesadüfen buldum… hiç beklemediğim bi anda… Belki hergün 1 saniyede olsa aklıma gelir gibi olrdu ama o gün hiç gelmemişti sanki… Çok ÖZLEMİŞİM… İnsan böyle bişeyi Özlermi… Biz ÖZLEMİŞTİK BİRBİRİMİZİ… olağanüstüydü.. her şey… O Masum sevgimizi yeniden aynı masumiyeti ve aynı coşkusuyla hissetmiştik içimizide…
Onu BULMUŞTUM… Seni BULMUŞTUM… Hayatımın Güzelliği…Bahadır’ım… Ben farkında değildim… Ama BENİM DİĞER YARIM “SEN” BURDAYDIN.. ben farkında değildim ama BENİM ÖMRÜM “SEN” BURADAYDIN… ben farkında değildim ama BENİM VAZGEÇMEDİĞİM “SEN” BURADAYDIN…

KADER… MİŞ… GERÇEK … MİŞ… İYİKİ VAR.. MIŞ…
TÜM BENLİĞİMLE SENİ ÇOK SEVİYORUM…
İYİKİ BENİMSİN… VE İYİKİ SENİNİM…


0 kritik:
Yorum Gönder