12 Ekim 2009

ÖZLÜYORUM... YÜZÜNÜ ÇEVİRSEN...


İnsanlar hep ilk aşklarından bahsederler… yani ilk sevdikleri kişilerden ! İlk kez aşık oldukları kişilerden! Unutulmadıkları için İlkler Önemlidir… Unutulmaz Asla…
Benim ilk AŞKIM! Aynı zamanda Beni İLK SEVEN!... Sevilmeyi öğrendiğim kişi… Bu daha önemli… Sevilmeyi Sen öğrettin ..Ve tekrar çıkana kadar karşıma ben aradım senin öğrettiğin şeyi…

Bana öğrettiğin, bana kattığın şeyin ne kadar büyük ve ne kadar değerli olduğunun farkında mısın?
Sevilmeye değer vermek bencillik olarak algılanır .. Aslında sevmek bencilliktir özünde! Sen bana bi insanın nasıl sevilebileceğini öğrettin… Beklentisiz… Masum… Özverili… Heyecanla… Çocukça… Ciddiyetle… Kararlı ve İnatla…

Ve hatırlıyorum.. senin aklıma geldiğin seni hatırladığım anları… İnan ki nasıl iç çektiğimi Nasıl gülümsediğimi nasıl hüzünlendiğimi anlatamaya kelimeler yetmez…1kapıma güller bıraktı” diyordum… haykırıyordun “Nalan seni seviyorum” diye…. Her hareketinle öğretiyordun bana nasıl sevilir insan…



Ve aslında ben hep seni aramışım…aslında taa o zamanlardan belliymiş KADERİM olduğun.. anlamamışım ne yazık…Neyse ki yine benimsin… Neyse ki Hayatımdasın… Neyse ki Artık BİRİZ…Neyse ki Beni Seviyorsun… Neyse ki O ilk Okuldaki NAlan gibi yapmayıp söyleyebiliyorum artık sana seni sevdiğimi… Sürekli…


İşte sen bu yüzden doğru olansın… seni sevmemin hiçbir nedeni kalmasın.. Sadece bana sevilmeyi öğrettiğin için bile SEVİYOR OLACAĞIM SENİ…
İşte böyle Aşkım… Dillere destan derler ya… İşte öyle bizim hikayemiz aslında… Ve hikayeler hep nasıl Biter…
“Sonsuza dek Mutlu Yaşadılar….”
Sonsuza dek seninle mutlu olacağımı bildiğim için SEVİYORUM SENİ….

Söz: Nalan Beste: Bahadır


Döküyorum yüreğimi avuçlarına
Sev diye..
Süslüyorum harflerimi dudaklarına
Anla diye…
Bir ok atıyorum sadece yüreğine
Benim ol diye…
Ruhumu çıkardım astım
Sen giyin diye…

Sevdam ol, cennetim ol, ışığım ol
İçim ol, ruhum ol, bedenim ol

Kapadım gözlerimi dünyaya
Sen gör diye…
Rüzgara bıraktım kokumu
İçine çek diye…
Sevgi çığlıklarım yankılandı
Duy diye…
Özlemim yandı alev alev
Hisset diye…

Gönlüm ol, ömrüm ol, baharım ol
Yarim ol, benim ol, her şeyim ol…

Bir Şiir ...Hiç Okunmamış...


SANDIĞIN HAZİNESİ

Kilitli bir sandıktım ben
Açılmayı, özgürlüğüne, benliğine kavuşmayı bekleyen
Kırıldı bazen kilit
Bazen patlatıldı
Bazen kimse bilmeden açıldı
Çıktım su yüzüne…
Gösterildi ki;
İçerde kalmak dışarıda olmaktan daha güzel..
Gökyüzü, hava, su, insan...
Dışarıdakiler...
Yoruyor..
Kırıyor..
İncitiyor..
Alıyor benliğimi benden..
Çıkmak isterken sandıktan
Can atarak giriyorum sandığıma her açıldığında…
Kendin yaşa…
Senin dünyanda yaşa diyor içimdeki…
Yaşıyorum…
Tıkanıyorum…
Umutsuzum…
Mutsuzum…
Anahtarımı istiyorum…
Bekliyorum…




Ve..
Geliyor anahtarım beklenmedik anda…
Gelecekti biliyordum…
Tam zamanında…
“O” olduğu için zamanında…

Seni bekliyordum…
Hoş geldin dünyama..
Hoş geldin Sandığın Asıl Sahibi..
Hoş geldin…



Her sandığın bir hazinesi vardır değilmi?..

Ben kilitli bir Sandıktım…
Sen ise, hem anahtarım...


Hemde Hazinem….

6 Ekim 2009

Bir Kırgınlık Arkası... Bir Şarkı KORKAK...

Sen benim içimde bir korkulu rüya
Her gün sevip sardığım bir hülyasın
Yokluk ateşten gömlek
Sensizlik ölüm gibi
Rüyam,hülyam,benim dünyamsın
Kanımda,canımda,alın yazımda
Bir sen varsın bir de ben şu dünyada
Nazar değmesin sana
Eller değmesin sana
Sensizlik ölüm bana
Seni benim gibi seven bulamazsın
Tanrım bu rüyadan hiç uyandırmasın
Ömrün vefası yok
Korkum aşkımdan çok
Gönlüm sensiz kalmasın
Korkulu rüyam
Gülen bahtımsın
Sen benim,sen benim,sen benim dünyamsın
Hepimizin hayatı iki kelime
Bir varmış bir yokmuş şu alemde
Bir gün sana doymadan göçüp gidersem eğer
Son nefeste adın dilimde
Herşey sende başlar
Seninle biter
Sevilmek ümidi sevmekten beter
Nazar değmesin sana
Eller değmesin sana
Sensizlik ölüm bana
Seni benim gibi seven bulamazsın
Tanrım bu rüyadan hiç uyandırmasın
Ömrün vefası yok
Korkum aşkımdan çok
Gönlüm sensiz kalmasın
Korkulu rüyam
Gülen bahtımsın
Sen benim,sen benim,sen benim dünyamsın . . .

2 Ekim 2009

Gurur'um...Kendimi Bu gurur da buldum...

Saçlarım ne zaman yüzüne düşse
Ellerim ne zaman eline değse
Gözlerim ne zaman seni görse
Sevmekten seni gurur duyarım…

Yaz, sonbahar, kış ve baharda
En sıkıntılı günümde ve anımda
Sen varken veya yokken yanımda
Sevmekten seni gurur duyarım…

Sen sabahın getirdiği bir esinti
Yosunun kokusu, denizin mavisi
Vazgeçemediğim bir aşksın sen
Sana aşık olmaktan gurur duyarım…

Mevsimler geçse de aradan
Yaşadıkça ben bu dünyada
Ömrümce adım adım yanında
Yürümekten senin gurur duyarım…

24 Eylül 2009

Nalan'dan Bahadır'a ithafen!


Bilsen telefonum çaldığında senin arayışların ne mutlu eder beni,


Anlatmaya çalışsam söz ile ne mümkün… Görmen lâzım halimi: )


Hani ürkek bi bıldırcının çırpınışı vardır… Mutluluğunun timsali…


Aşk’ın her sıfatıyla coşturur içimdeki sana olan sevgi seli misali…


Duymazsın sanırım bendeki bu aşkın keza çırpınış keza sel’e çeviren halini…


Issızlığında bir zamanın geldiğinde aklıma… ooo fazla söze ne mecal BAHADIR’ım…


Renk cümbüşüne döner bu gönül… Her anı bahar yeli… Seni bir ömür sevmeye yeminli…: )

Bahadır'dan Nalan'a ithafen...


Nasıl da güzel güler benim güzel yüzlü karım demeye heveslendiğim,


Ağlatmayacağıma, bir gün, bir an bile üzmeyeceğime en içten yemin ettiğim,


Lüzumsuz olan ne var ise bu hayatta da söz verdim girmicek yuvamıza dediğim: )


Aşk olacak her renginden yuvamızda ve mutlu aile tabloları fışkıracak dört duvarımızdan evdiğim


Ne diyim ahhh güzel yüzlü meleğim…sana söyleyecek sözlerde bile yine seni ezberlediğim…

Bir Hayat Güzelliği!

“Nalaaaan Seniiii Seviyorummmmmm” diye başladı beni sevmeye… küçücük elli iken, öğrenim hayatımın ilk göz ağrısından ayrılmışken, hem heyecan hem mutsuzluk varken o küçücük yüreğimde, üstelik değişmişken çevre-insan şartları… bilinçsizce belkide sürüklenirken sıralarda… Kapı açıldı… yine bi sistem değişikliği içerisinde kimi mavi kimi kara… ama geneli kara…Kapı açıldı… Masmaviler içinde .. saçı yana taranmış.. hazır ol vaziyetinde … her kelimesinin ardında “efendim.” Aynı kaygıları taşıyorduk beklide içimizde.. aramızda 1 hafta vardı… o ayrı bi hikaye ben ayrı bi hikaye… oysa her şeyden habersizdik.. bunu düşünmemiştik bile…düşünemezdik masumluğun en güzel günlerini yaşıyorduk çünkü…

Sıralardan sonra evimizin yolu aynıydı.. karşı karşıyaydı evlerimiz.. bizi ayıran tek şey OTOBAN…. Çekirge gibiydi Bana gelmek için atlaya atlaya geçerdi ordan… Derken 3 Bitti… Nasıl bittiğini anlamadan… 4 e dair Hatırlanan; Dedem göçmüştü hayattan annem gitmişti yanına ben yalnız kalmıştım güzel kardeşle.. Ağlıyordum... Öğreticinin kucağında… sonra onun yanında… Beni teselli ediyor o güzel o masum harfleriyle…

… Hayatımın en güzel İLK oyunu GELİN_DAMAT… Kötü insanlar sonradan kötü olmuyorlarmış… o zamanı düşününce şimdi anlıyorum… Kıskançlık yetişkin duygusu değilmiş… GELİN-DAMAT oyunu; o yaşın dostluk kavramını taşıyan kişi… diyor ki ilk kime gelirse O kişi KABUL ETMİCEZ… Tamam der Nalan kişi… Gelir ve “dost” a uydurur işi, geri çevirir malum kişiyi… sonra “dost” a gider, Kabul eder “dost” dediğin kişi… Nalan ise kızmaz “Dost”a.. içinde İlk tercihi olduğunu göstermiş olduğu sevinci vardır çünkü…İçten içe bilir ki Seviyodur zaten Onu… İKİnci oyun “YAKALAMACILIK” : ) Hep Nalan’ı yakalar, yakalar ama yakalamamış gibi yapar.. Bırakır Tekrar kovalar tekrar yakalar…

… yazı yazıyorum tahtaya bakarak, hafifce ayakta… Arkamda oturuyor o Efendi O ilk Gözağrım… Efendi olduğu kadar çok da zirzop nedeni ise ; tam o sırada öpüveriyor yanağımdan sanki dayanamamış, sanki zor tutmuş gibi kenidini… Beni İLK öpen erkek oluveriyor o anda … Bense ağlıyorum (sulugöz) utanarak.. ve kızarak.. içten içe sevinerek ama asla belli etmeyerek… Her fırsatta yanağımdan masumca buseler alabilmek için kandırmaya çalışıyor o andan sonra…

… Birgün bir arkadaş geldi.. Dedi ki AĞLIYOR… koşuyorum yanına kimse yok.. Ağlıyor.. Ne oldu diyorum… hıçkırmaya başlıyor.. Kızmışım ben ona… kızdırmışım.. geri çevirmişim… beklide kıskanmış.. Hala bilinmez.. ama içten içe onunla ilgilendiğim için mutlu… gözlerinde okunuyor… Geçiyor zaman.. Büyüyoruz.. büyüdükçe Masumiyetimiz azalıyor kimseye çaktırmadan… Bir gün bakıyorum .. evin zili çalıyor.. Açıyorum.. Kapıda 3 KIRMIZI GÜZEL GÜL… sonra ses duyuyorum derinden.. dışarıdan.. Balkona çıkıyorum… Bağırıyor… “Nalaaaan Seniiii Çoooookkk Seviyorummmmmm” Korkuyorum biri duycak diye… Oysaki o zaten herkese duyurmuş… tüm yaşıtlar biliyor ki Ben O’nunum… Kimse benim yanıma yaklaşamaz… Herkes duysun istiyor.. Her yerde her fırsatta dile getiriyor Masumca “Ben NALAN la evleneceğim”

Ve 5… Ergenlik.. yavaş yavaş… biraz daha olgunluk… ve Her boş anda hadi biri çıksın şarkı söylesin denildiğinde hemen ortaya çıkıp.. gözlerimin içine okadar kişinin ve Öğreticinin yanında “Coşkun SABAH AŞIĞIM SANA” …Der… Bizim şarkımız olmuştur çoktan… Yıl sonu müsameresi… Kardeşine Yenge dedirtmeler… Güller…Elimi sımsıkı tutmalar… her an peşimde… Her an peşindeyim.. Bitiyor… Belirsizlik başlıyor. Daha büyümeden.. anlamadan.. ama AYRILIK var bide üstüne…

… Tatil başlıyor… her gün yanımda bisiklete binişyoruz geziyoruz.. konuşuyoruz… Bekçi Amcalar bile biliyor artık…
……………………………

Uzuuuun bi ara… çok nadir görüşmeler… artık başka hayatlar… İLK AŞKLAR ASLA UNUTULMAZ…

Asla unutmadım… Unutamazdım… ama onu bulabilmek için adım atamıyordum… Kötü şeyler yaşadık Kocaeli’nde… Yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordum… Korkuyordum Aradığımda kötü haberle karşılaşmakatan… Bir gün Otobüste Anneyi gördüm… içim rahatladı… Sadece gördüm sadece Annesini…

…………

Hayat; Başka şehirdeydim… ama KADER… Yine beni getirdi buraya… Bitarafım hep buradaydı sanki. Farkında bile değildim… Kalbimin yarısı buradaydı sanki… Farkında bile değildim…

Onu tesadüfen buldum… hiç beklemediğim bi anda… Belki hergün 1 saniyede olsa aklıma gelir gibi olrdu ama o gün hiç gelmemişti sanki… Çok ÖZLEMİŞİM… İnsan böyle bişeyi Özlermi… Biz ÖZLEMİŞTİK BİRBİRİMİZİ… olağanüstüydü.. her şey… O Masum sevgimizi yeniden aynı masumiyeti ve aynı coşkusuyla hissetmiştik içimizide…
Onu BULMUŞTUM… Seni BULMUŞTUM… Hayatımın Güzelliği…Bahadır’ım… Ben farkında değildim… Ama BENİM DİĞER YARIM “SEN” BURDAYDIN.. ben farkında değildim ama BENİM ÖMRÜM “SEN” BURADAYDIN… ben farkında değildim ama BENİM VAZGEÇMEDİĞİM “SEN” BURADAYDIN…

KADER… MİŞ… GERÇEK … MİŞ… İYİKİ VAR.. MIŞ…
TÜM BENLİĞİMLE SENİ ÇOK SEVİYORUM…
İYİKİ BENİMSİN… VE İYİKİ SENİNİM…

Love is...
© ஐ NaLaN & BaHaDıR ஐ - Template by Blogger Sablonlari - Font by Fontspace